Kardeş Kıskançlığı Nedenleri ?

Kardeş Kıskançlığı Nedenleri Nelerdir ?

Kardeş Kıskançlığı, Kardeşi olacak veya yeni kardeşi olmuş pek çok çocuk artık ebeveynleri tarafından eskisi gibi sevilmeyeceği ve bir daha ebeveynleriyle yalnız kalamayacağı düşüncesiyle yeni gelecek kardeşine karşı farklı duygular besleyebilmektedir. Bazı çocuklar bu hisleri hiç belli etmese de bazıları kardeş kıskandığı hareketleriyle ve sözleriyle belli etmektedir.

Kıskançlık duygusu çocuklarda ilk olarak 2 yaşında ortaya çıkan bir duygudur. Bu yaştaki çocuklarda yeni doğacak kardeşi kıskanıp, bazı durumlarda davranış bozukluğuna neden olabilecek derecede yoğun olarak bu duyguyu yaşamakta.  Bu aşamada yardım alınması(Çocuk psikiyatri) gereken bir durum olmaktadır. Bu duygunun nedeni, çocuğun sevdiği kişiyi bir başkasıyla paylaşmaya hazır olmamasından ve güvensizlikten kaynaklanmaktadır. O güne kadar tamamen kendisine yöneltilen ilgi, bir anda tümüyle kardeşine yöneldi diye düşünür.  Ebeveynlerine karşı kızgınlık ve kırgınlık gibi duygular hissetmeye başlar. Bu hislerin devamında kendini yalnız, terk edilmiş ve güvensiz hisseder. Çevredeki diğer akrabaların ve kişilerin kardeşe gösterdiği ilgi de bu kıskançlığın artmasına sebep olan tutumlardan biridir.

Kardeş Kıskançlığı Önleme
Kardeş Kıskançlığı Nedenleri Nelerdir

Kardeş Kıskançlığının Nedenleri Nelerdir? Nasıl Önlenir?

Çocuğun istemsizce hissettiği bu kıskançlık duygusundan tamamen arındırmak veya hiç ortaya çıkarmamak pek mümkün değildir, ancak bu duygu hafifletilebilir. Çocuk, henüz evde tek iken fazla şımartılmamalı, aşırı ilgi ve sevgi gösterilerek her isteği yerine getirilmemelidir. Doğum olmadan önce çocuk, kardeşi olacağı fikrine alıştırılmalı, daha kardeşi dünyaya gelmeden aralarında sevgi bağı oluşturulmalıdır. Yeni doğacak bebeğin hazırlıkları esnasında abartıya kaçılmamalıdır.

Doğumun ardından yeni bebekle sürekli ilgilenip büyük çocuk ilgiden tamamen mahrum bırakılmamalıdır. Gelen misafirler yeni doğan bebekle ilgilenip büyük çocuğu ilgiden mahrum bırakırlarsa eğer misafirler bu konuda uyarılmalıdır.

Kardeşler arasında kıyaslamadan tamamen uzak durulmalı, büyük çocuk kardeşini rahatsız eder düşüncesiyle olumsuz söz ve davranışlara maruz kalmamalıdır. En temel yapılması gereken ise; büyük çocuğa olan davranışlar kardeşi oldu diye asla değişmemeli, ondan önceki düzen tamamen aynen devam etmelidir.

Doğum Öncesi ve Sonrası Kardeş Kıskançlığı Önleme Yolları Maddeler Halinde

– Bebek dünyaya gelmeden önce özel zamanlar üretin.
– Çocuğun Her istediğini yapmayın ve hayatın merkezi haline getirmeyin. (3 yaş öncesi her çocuk için geçerlidir)
– Sevginizi davranışlarınızla hissettirin, inatlaşmalara karşılık girmeyiniz. (3 yaş öncesi)
– Karnınız belirginleşmeye başlayınca bebeği dokunarak sevdirin. Bunu yaparken kardeşin ne demek olduğunu ona anlatarak duygusal bağ kurmaya çalışın.
– Bebek doğmadan önce yarım gün ya da oyun grubuna anaokuluna gönderin 3 yaş ve sonrası geçerlidir.
– Kardeşi doğmadan önce onun fazlasıyla dikkatini çekecek düzeyde alışveriş yapın.
– Odasını bebek doğduktan sonra değil bebek doğmadan önce ayırın.
– Eşinizle doğum sonrası sorumluklar için görev planlaması yapın.
– Doğum zamanı yaklaştıkça artan endişe ve yorgunluğunuzu hissettirmeyin,.
– Yaşam tarzınızda yapacağınız değişikliklerin ve bebek hazırlıklarının çocuğunuzda endişe yaratmayacak şekilde yapın.

Kardeş Kıskançlığı Önleme Yolları

– Doğum sırasında hastane bahçesinde güvendiği bir kişiyle baba, hala, amca ,teyze endişelerini giderilmeli.
– Doğumdan hemen sonra değil biraz rahatladıktan sonra çocuğunuzla görüşün.
– Kardeşiyle ilk karşılaşmasında hastane odasının kalabalık olmamasına dikkat edin. Bağ kurması için ?
– Kardeşiyle ilk karşılaşma anında bebeğin yatağında olmasına özen gösteriniz.
– İlk karşılaşmanın mükemmel geçmesi için merhaba hediyesi verin.
Kardeşler arasında kıyaslama kesinlikle yapmayın.
– Kardeşinin bakımıyla ilgili sorumluluk almasını sağlayabilirsiniz.
– Kendi odasını ve eşyalarını paylaşmaması için zorlamayın.
– Kardeşler arasındaki her soruna müdahale etmeyin.
– Bebeği emzirirken çocuğunuzla aynı yakınlığı koruyun.
– Eve dönünce yeni eşyaların yerleştirilmesini birlikte yapın,
– Anne bebekle ilgilenirken baba eskiden olduğu gibi oyunlar oynamalı.
– Uykuya geçişte doğum öncesinde planlanan görev dağılımına uyulmalı.
– Bebeği severken siz ve gelen misafirler aşırı sevgi göstermemeli.
Bebekle ilgili kızgınlık içeren uyarılarda bulunmayın.

Sigmund Freud Kimdir ? Kardeş Kıskançlığı

Sigmund Freud Kimdir Hayatı Bir insanın zihnindeki sorunların yine kendi zihni vasıtasıyla çözülebileceğini savunan bir akıl bilimci. Düşündürdükleriyle psikoloji bilimini yeniden yazmış büyük bir zekâ, Sigmund Freud.

Nörolog Sigmund Freud, 6 Mayıs 1856 tarihinde Avusturya-Macaristan imparatorluğuna bağlı bir Çek şehri olan Morovya’nın Pribor Kasabası’nda iki katlı tuğlalı bir evde fakir bir ailenin içinde dünyaya meraklı gözleriyle bakmaya başladı. Doğumundan itibaren babasından 20 yaş küçük olan annesi Amelia Freud’un gözbebeği olan Sigmund’a fakir ailenin tüm şartları seferber edildi, kendisine ait odası ve piyanosu olan çocuğun mutluluk dolu günleri kardeşleri doğana kadar sürdü.

Freud ailesine 4 birey daha eklenince aile Viyana’ya taşındı. Viyana’daki çocukluğunda kardeşleriyle sürekli kavga ediyor, annesini herkesten kıskanıyor ve fırsat buldukça kendisini odasına kilitleyip ilgi çekmeye çalışıyordu. Üstün zekâsının farkına erken varılınca 5 yaşında okula başladı. 12 yaşında da Siper Lisesi’ne kabul edilen Sigmund cisimleri başka cisimlere benzeten fotografi tekniğiyle İspanyolca, İtalyanca, Fransızcayı kendi başına öğrendi. O yıllarda Museviler ya tıp ya hukuk bölümünü seçebiliyordu. Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni seçen genç, hayvan bilim derslerini dikkatle takip ediyor, iki türünde aynı ilkel tepkileri verdiğini savunuyordu.

Mezuniyetinden sonra farklı bir şey yapması gerektiğini biliyordu. Bir süre coco ağacı yapraklarından yapılmış bir uyarıcıyı kendi üstünde deneyip notlar alan hekim, kendinden vazgeçip Viyana sokaklarında sabahlayınca bu çabasından vazgeçirildi. Kendi başına yetersiz kalınca Paris’te ünlü hipnozcu Joan Martin Sarot’un yanında staj yaptı. Çok güçlü ses tonu ve karizmatik bakışlarıyla pek çok kişiyi hipnotize eden hekim, bu kişilerin hepsinin çocukluğuyla ilgili sorunları olduğunu ortaya çıkardı. 1886’da Viyana’ya dönerek kendi muayenehanesini açtı.

Sigmund Freud Kimdir?

İlk öncede psikolojide imkânsız denilmesine bakmadan kendisini hipnozla telkin edip geçmişine dönmeye başladı, bu tecrübenin sonucunda da ünlü Oedipus kompleksi fikrini ortaya attı. Freud’a göre insan doğumundan itibaren saldırganlığını ve cinsel arzusunu dışarıdan toplumsal baskıyla içine atıyordu. Bilinçaltı dediği bu psikolojik havuz rüyalarda, sanat eserlerinde ve bağımlılıklarla boşaltılıyordu. Sigmund Freud psiko-analiz dediği yöntemiyle akıl hastası olarak görülen bireylere anılarını anlattırıyor, o anılardaki simgeleri takip edip hastayı çocukluğuna döndürerek travma yaratan durumu boşalttırmaya çalışıyordu.

Lakin, 10 yıl sonra yayınladığı totem ve tabuda tüm dinlerin ve sanatın tek sebebinin cinsel dürtülerin bastırılması yüzünden ortaya çıktığını savununca herkes kendisine sırt dönüp yapayalnız bıraktı. Kendisine damak kanseri tanısı koyulan Freud iktidara Nazilerin gelip evinin kapısına gamalı haç işareti çizerek kendisine gözdağı vermesiyle tüm malvarlığını satıp Londra’ya taşındı.

Tam 22 ayrı operasyon geçiren psikiyatrist, hastane odasında bile eserler yazmaya devam ederek dış dünyadan soyutlanan ilginin kendi üzerinde toplandığı “narsizim” kavramını psikoloji dünyasına kazandırdı. 23 Eylül 1939 tarihine geldiğimizde Sigmund Freud artık acı çekmekten bıkmıştı. Özel doktorunu çağırıp ötenazi olmak istediğini belirtti. Doktor, şırıngaya 3 cc morfin doldurup damarlarından enjekte edince gözleri bir daha açılmamak üzere kapandı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir